Bu sabah horoz sesleriyle başladım güne, erkenden yine düştüm hayallerin peşine. Az gittim uz gittim çok uzak gelmez bana mutluluk buradan sahile kadar gittim. Aldım kitabımı elime, gözlerim satırları izlerken kalbim huzuru dinledi. Huzur bana, her zaman yanımda olursa hiç bir değerinin kalmayacağını fısıldıyordu. Ona kitabımdan satırlar okudum güneşin parıltısı altında, rüzgarın serinliğinde cümleler paylaştım. Birlikte güneşin batışını izledik, o bana martıları gösterdi ben ona gökyüzünün kızıllığını. Kararıyordu gün yine gitmeliydik ikimizde. Huzur yine gitti.. Biliyordum bu kez onu bulacağım yeri.
mirabilis jalapa
Kısa bir mesafeydi. Bitirene kadar yerde 4 farklı maske ile karşılaştım. Oğlum siz hayvan mısınız lan? Tamam sinirlenmeden; Bu rotayı cumartesi geceleri saat gece yarısına vururken yürümek. Belli bir yere kadar geçtiğin ıssız sokaklar, etraftaki apartman dairelerinden gelen kahkahalarla inliyor. Sokak lambasının dans ettirdiği gölgen seslerin nerden geldiğini bulmaya çalışır gibi. Bir çok ışık açık, perdeler de. Bir çift insan yüksek apartmanların yüksek katlarından açık bir pencere önünde sohbet ediyor. Bir yerden bir kahkaha daha yükseliyor. Köşeyi dönerken bir çift ve bir köpek. Bir müzik sesi geliyor işlek olan bu sokakta. Tekel açık hala. Müzik şimdi daha işitilir halde. O göz doyuran kocaman rezidanslardan biri. Bir roman havası çalıyor, alkollü bir ses eşlik ediyor. Sağından gelen bu sese gülümsemeden geçemezken bir kıvrım daha geçip sokağın daha da kalabalıklaştığını görüyorsun. ...

Yorumlar
Yorum Gönder